PDA

Tüm Versiyonu Göster : Toprak havuz balık çiftlikleri


alpargun35
19-03-2010, 21:15
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])




TOPRAK HAVUZLAR: Avantajları, Dezavantajları, Ar-Ge Fırsatları
16.05.2009 11:10
Toprak havuzlarda balık yetiştiriciliği; gerek dünyada gerekse de Türkiye’de yetiştiriciliğin başladığı ilk günden bu yana kullanılagelen bir yetiştiricilik tipi olarak gündemde kalmaya devam etmektedir. Zaman içerisinde ağ kafes ve beton havuz gibi birim alanda daha çok stoklama yapılabilen üretim alanlarına yönelinmesiyle birlikte toprak havuz yetiştiriciliğine ilgi kısmen azalmaya başlamıştı. Ancak; son günlerde kıyıda ve koylarda üretim yapan ağ kafes yetiştiricilerinden kıyı ötesi sistemlere geçmelerinin istenmesiyle birlikte toprak havuz üretimleri yeniden değer kazanmaya ve gündeme yerleşmeye başlamıştır. Dilerseniz toprak havuz sistemlerinin yetiştiricilere işletme kurulumundan son ürün alınana dek geçen zaman dilimi içerisinde sunduğu avantajlardan söz edelim, Ar-Ge fırsatlarını belirtmeye çalışalım.



Toprak havuz yetiştiriciliğinin ilk adımı uygun yetiştirme ortamının seçimidir. İşletme kurulacak alanın yetiştiriciye ait olması ilk tercih edilen durumlardan biridir çünkü; hazine ya da özel idare gibi kurumlara ait olan arazilerde bu tip yetiştiriciliğe kalkışıldığında, sözleşme bitiminde arazinin ilk kiralamadaki şekline dönüştürülmesi istenmekte, bu da yetiştiricilere hatırı sayılır bir yük getirmektedir. Bunun dışında havuz yapımı, genel bazı hükümlere dikkat edildiği sürece son derece kolaydır. Bunların başında toprağın su geçirgenliğinin ölçülmesi ve toprakta organik madde analizi yapılarak muhtemel canlı yem miktarının belirlenmesi gelmektedir. Su geçirgenliğinin belirlenmesi ile sondaj edilmesi gereken su miktarı hakkında, organik madde analizi yaparak da yıl boyunca kullanılabilecek yem miktarı hakkında kolayca fikir sahibi olabiliriz. Yıllık üretim ruhsatı 29 ton olan bir işletme için 50-55 metre uzunluğunda, 10-15 metre genişliğinde toplam 4 adet havuz, bir iş makinesinin en fazla 2 gün çalışması ile hazırlanabilmektedir.



İkinci adımda yavru balık satın alınması ile ilgili çalışmalar gelmektedir. Toprak havuz yetiştiriciliği denize ve deniz tuzluluğuna yakın ortamlarda yapılabildiği gibi denizden uzak acı su olarak tabir edilen ‰ 6-9 arası tuzluluklarda da yapılabilir. Deniz tuzluluğuna yakın ortamlarda aşağı yukarı tüm deniz balıklarının yetiştiriciliği yapılmakta, acı sularda ise bu tip sulara daha kolay adapte olabilen levrek, zaman zaman da çipura gibi türlere ağırlık verilmektedir. Seçilen türlerin kuluçkahanelerden temininde kuluçkahane ile toprak havuz işletmesinin çok sıkı bir işbirliğinde olması gereklidir. Toprak havuz işletmesindeki su tuzluluğunun çok iyi bilinmesi, yavru balık teslimi öncesinde de kuluçkahanenin yavru balıkları, teslim edilecek işletmenin tuzluluğuna adapte ederek satması son derece önemlidir. Adapte edilmeden satılan balıklar yüksek tuzluluktan düşük tuzluluğa atıldığında, tahmin edilen kayıp oranı normalden fazla olmaktadır.



Üçüncü adım, balıkların beslenmesi ile ilgili ve belki de toprak havuz üretimini cazip hale getiren en önemli adımdır. Toprak havuz yetiştiriciliği, yarı entansif (yarı yoğun) adını verdiğimiz üretim tipidir yani; balıklar ortamda doğal olarak bulunan besin maddeleri ile beslenirken, ortamdaki organik madde durumuna göre, dışarıdan da karma yemlerle de besleme yapılmaktadır. Bu durum yetiştiricilere özellikle yem giderleri açısından çok büyük avantajlar getirmektedir. Çok basit bir hesaplama ile bunu örnekleyelim. Ağ kafeslerde kapasitesi 100 ton/yıl levrek olan bir işletmenin yavru aşamadan pazar boyuna (ortalama 350-400 gr) dek geçen süredeki yem tüketimi yaklaşık 180 tondur (yem dönüşümü 1.8 olarak hesaplanmıştır). Bir kilogram yemin 2.5 TL olduğunu düşünürsek bu işletmenin yeme ödeyeceği paranın 450.000 YTL olduğu görülecektir. Buna karşılık; aynı kapasitedeki bir toprak havuz işletmesinin aynı sürede tüketeceği yem yaklaşık 140 tondur (yem dönüşümü ortalama 1.4 olarak hesaplanmıştır) ve ödeyeceği para da 350.000 TL’dir.



Dördüncü adım, üretilen balığın kalitesidir. Kalite dediğimiz zaman bunu üreticinin ve tüketicinin kalite kriterleri olarak ayıralım. Üretici için kaliteli ürün; hastalıklara karşı dayanıklı, bir hastalık etkeni ile karşılaştığında düşük oranda kayıp veren, kısa sürede ve düşük yem dönüşümü ile pazara çıkarılabilen balıklar akla gelmektedir. Tüketici ise markete balık satın almaya gittiğinde, parlak ve canlı renklere sahip, dolayısı ile doğadaki fiziksel özelliklere en yakın bireyleri satın almak istemektedir. Toprak havuz yetiştiriciliği hem üreticinin hem de tüketicinin beklentilerine cevap verebilen bir yetiştiricilik tipidir. Toprak havuzlarda canlı yem diye tabir ettiğimiz karides, kril, midye gibi canlılarla ve dışarıdan karma yemlerle beslenerek yaşamını sürdüren balıklar, ağ kafes ve beton havuzdaki hemcinslerine göre çok daha verimli performans göstermektedir. Toprak havuzlarda balıkların gösterdiği bu verimlilik, zamanla bir üretim sisteminin de başlangıcını sağlamıştır. Bu sistem, kısa adıyla adaptasyon olarak nitelendirdiğimiz sistemdir. Adaptasyonda, kuluçkahanelerden 2-5 gram ortalama canlı ağırlıkta alınan balıklar 20 gram canlı ağırlığa kadar toprak havuzlarda beslenmekte ve kondüsyon kazandırılmaktadır. Bu ağırlıktan sonra ağ kafes ya da beton havuzlarda yetiştirilmeye devam edilen bireylerin, doğrudan ağ kafeslere ve beton havuzlara gönderilen bireylere oranla en az 1.5 ay önce pazar boyuna ulaştığı, daha düşük karma yem ile daha hızlı performans sergilediği görülmüştür.



Yukarıdaki dört adımda toprak havuz yetiştiriciliğinin olumlu yönlerinden söz ettik, okurlarımız “bu işin hiç mi olumsuz yönü yok” diye akıllarından geçireceklerdir. Elbette ki olumlu yönlerin yanı sıra dezavantajlı yönleri de var. Dört adımda da bunlara değinelim.



Birinci adımda, toprak havuzların hazırlanması ve işletilmesinde karşılaşılan sorunları belirtelim. Toprak yapısının iyi belirlenmemesi sonucunda hazırlığını yaptığımız toprak havuzlar, bir anda balçık havuzlara dönüşebilir. Çok geçirgen havuzlar suyu da çok kolay emeceğinden balık boylama ve hasatta balıkların solungaçlarının tıkanmasına neden olurlar. Hasat sonrası tazyikli su ile bu görüntü giderilebilirse de boylama sırasında bunun telafisi çok zordur. Bu nedenle toprak havuzlarda en çok kayıp boylama sonrasında verilmektedir. Böyle bir toprak yapısında yetiştiricilik yapılmaması en uygunudur ancak; havuzlar hazırlanmış ve yetiştiricilik için kullanılmaya kesin karar verilmişse iş makineleri ile toprağın dibine ve yan duvarlarına basınç uygulayarak sıkıştırmak ve havuz diplerini iri taneli yüksek yoğunluklu çakıl taşları ile doldurmak en mantıklı çözümdür. Bunlar da dikkate alınmadı ise ilk balık hasatından sonra yeniden iş makineleri ile balçık kısmı temizleyip sağlamlaştırma ve dolgu çalışması yapmak zorunludur.



İkinci adımda, balıkların stoklama yoğunluğu ve havuz büyüklüğü ile ilgili karşılaşılan sorunlar gelmektedir. Yukarıda sözünü ettiğimiz gibi, toprak havuz yetiştiriciliği yarı entansif bir yetiştiricilik tipidir. Ağ kafeslerde bir metreküpte ortalama 25 kilogram balık stoklanabilirken toprak havuzlarda bu miktar 8-12 kilograma kadar inmektedir. Yetiştiriciler, stoklama yoğunluğundan kaybettikleri avantajı havuz büyüklüklerini arttırarak gidermeye çalışmaktadırlar. Havuz büyüklüğünün artması, havuz kontrolündeki zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bilindiği gibi, toprak havuzlarda boylama ve hasat işlemleri ığrıp çekilerek yapılmaktadır. Havuz büyüklüğünün artması; işletme çalışanı sayısını arttıracağı gibi balıkların daha çok zarar görmesine neden olacaktır. Bu nedenle seçilen kapasite ne olursa olsun havuzlarda 80-100 metrelik uzunluklar ve 25-30 metrelik genişlikler yerine kontrolü daha kolay, 35-40 metrelik uzunluklar ve 10-12 metrelik genişlikler ideal olarak belirlenmelidir.

Üçüncü adımda, havuzların havalandırılması ve yabancı maddeler ile ilgili sorunlar gelmektedir. Toprak havuzlar, genelde eski tarım arazilerinin bulunduğu ortamlara kurulmaktadır. Çevreden rüzgarla birlikte taşınan bitki özleri zamanla havuz içerisini sarmakta, özellikle de geceleri balıkların tükettiği oksijene ortak olmaktadır. Bu bitkiler boylama ve hasat sırasında da balıkların zedelenmesine neden olmaktadır. Özellikle hasat sonrasında bu bitkilerle mücadele yönünde çalışmaların yapılması, bir sonraki yetiştiricilik periyodu için son derece önemlidir. Oksijenle ilgili sorunların büyük bir bölümü pedallı havalandırma makineleri ile çözülmüş gibi görünse de tam anlamıyla başarılı olduğunun söylenmesi zordur. Buna karşılık son yıllarda kullanılmaya başlayan sıvı oksijen destekleriyle balıkların özellikle oksijen yetersizliğine bağlı stresleri giderilmiştir. Bu tip sistemlerin ilk yatırım giderleri pahalı olmakla birlikte, birim alandaki stoklama yoğunluğunu arttırmaya yardımcı olmaları nedeniyle kısa sürede kendilerini amorti ettiği görülmektedir.



Toprak havuzlarda karşılan problemlerin dördüncü adımını yavru balık seçimi oluşturmaktadır. Kuluçkahanelerden sağlanan yavru balıkların ebeveynlerinin de sağlıklı ve güçlü bireyler olması, toprak havuzlardaki yetiştiriciliğin en önemli faktörlerinden biridir. İlk ve son gelen yumurtalardan elde edilen yavru bireylerin dayanıklılığı ve kondüsyonu diğer bireylerden daha düşük olmaktadır. Yukarıdaki bölümlerde de söz edildiği gibi toprak havuz özellikleri kuluçkahaneye çok iyi anlatılmalı ve yavru temini konusunda sürekli irtibat halinde olunmalıdır.



Toprak havuzlarda yetiştiricilik yapan değerli meslektaşlarımız şunu önemle göz önünde bulundurmalılardır ki karşılaştıkları ya da karşılaşacakları her sorunun bir çözümü mutlaka vardır. Önemli olan bu sorunlara geçici çözümler değil, Ar-Ge’ye önem vererek ticari sorunlara bilimsel ve sürekli çözümler getirebilmektir. Gelecek sayıdan itibaren, başvurusu daha önceden yapılmış ve değerlendirme aşamasına gelmiş bir toprak havuz işletmesinin 18 aylık proje süresince takibini gerçekleştirerek sizlere canlı bir örnek sunmayı hedefliyoruz. Unutmayınız ki; TÜBİTAK’ın, KOBİ’lerce yürütülen Ar-Ge çalışmalarına verdiği hibe destekler başvurularınızı bekliyor.

AQua Türk.net'ten alıntıdır.

seyirsubayi
20-03-2010, 06:19
emegın ıcın tsk ederım .. ellerıne saglık .....

Murat ADAK
20-03-2010, 12:30
ALP abi bilgilendirme için teşekkürler.

yenal45
20-03-2010, 14:47
bilgilen dirme için teşekkürler

mehmetulas
20-03-2010, 15:46
emeğiniz için teşekkürler elinize sağlık

xnode
21-03-2010, 19:26
Paylaşımınız için teşekkür ederim.
Havuzların sınıflandırılması ile ilgili bir bilgiyi de ben ekleyeyim. Bu sınıflandırma, çok sevdiğim Ege Üniversitesi Mekanizasyon dersi hocam sayın Prof.Dr.M.Kürşat Fırat'ın bilgisinden alıntıdır.

1) Su kaynağına göre havuzlar

a) Yer altı suları ile beslenen havuzlar
b) Yağmur suyu ile beslenen havuzlar
c) Direkt su kaynağı ile beslenen havuzlar
d) Motor ile beslenen havuzlar

2) Drenaj özelliklerine göre havuzlar

a) Drene olmayan havuzlar
b) Drene olan havuzlar
c) Motopomp ile drene olanlar

3) Yapı materyaline göre havuzlar

a) Toprak havuzlar
a1) Çukur havuzlar
a2) Baraj havuz
a3) Anasistemden kanal ayırmalı havuzlar
b) Duvarlı havuzlar
c) İçi kaplı havuzlar

4) Yapım metoduna göre havuzlar

a) Dışarı kazılan havuzlar
b) Etrafına set yapılan havuzlar
c) Kazılan ve yükseltilen havuzlar

5) Kullanım amacına göre havuzlar

a) Anaç havuzları
b) Larva havuzları
c) Nursery havuzlar
d) Semirtme havuzları
e) Stoklama havuzları
f) Kışlatma havızları
g) Genel maksatlı havuzlar

Mehmet BODUROĞLU
22-03-2010, 00:02
Alp abi ve Cem.
Bilgilendirme için teşekkürler.
Bende hep merak ediyordum ama araştırmak aklıma gelmemişti nedense şu toprak havuzları:)
Balıkçılar özellikle toprak havuz balığı diye yazıyorlar ya oradan aklımda yer edinmişti.
Emeğinize sağlık ...

Necati ARAT
22-03-2010, 09:34
Paylaşım için teşekkürler..
Güzel bilgilendirici bir paylaşım..
Emeğinize sağlık..

ukg79
05-07-2010, 09:44
emeğinize sağlık teşekkürler faydalı bir paylaşım oldu.....

mylasa48
12-11-2010, 10:25
slm arkadaslar ben mugla milasta toprak havuzda levrek üretmekteyim su an elimde 2 havuz var bu havuzlarda 2 tane aeratör var ve 2 tane artezten kuyusuyla beslenmekte fakat suan havuzumda oksijen miktarı düsük(4.2mg/lt) bunu arttırmak icin ne yapabilirim birde sıvı oksijen takviyesi diye birsey duydum su an bu sistemi kullanan varsa bilgi verebilir mi
havuz boyutu 50m ye 20m ve derinlik 1.6m aretezyenden saatte 50-60 ton su akıyor aeratör günde 20 saat calısıyor

xnode
12-11-2010, 11:32
Şu seçeneklere dikkat etmeniz gerekiyor

1. Aeretör sayısını veya gücünü arttıracaksınız, ancak aeretör gücü ve sayısı balıklarınızın stres oranını büyük ölçüde arttırır bunu hesaba katmalısınız
2. Sıvı O2 takviyesi yapacaksınız. Sıvı O2, O2 tankları halinde satılır, sürekli kullanmak zorunda olduğunuz için bunun anlaşmasını yapmalısınız, zor bir sistem değildir. Eğer havuzlarınız büyükse bir PVC boru sistemi kuracak ve çeşitli yerlerde mekanize olarak vereceksiniz, havuzlarınız küçükse hortum ucuna takılan büyük hava taşları ile havuzun aktif bölgelerine O2 vereceksiniz..

3. Alg ve bitki mücadelesi yapacaksınız. Toprak havuzlardaki planktonlar, algler ve bitkiler O2 miktarını özellikle geceleri müthiş derecede düşürürler. Bu konuda önlem almalısınız. Alg mücadelesinde Ctenopharyngodon idella isminde bir balık var (Ot sazanı) bu balık ile organik mücadelede bulunulabiliyor. Bu balıklar otla ve algle beslendiğinden herbal biyomayı kontrol altında tutuyorlar.

Bir başka yöntem ise saturasyon kolonu kurmaktır. Bir saturasyon kolonu kurunuz, havuzlarınıza bastığınız suyu yukarıdan saturasyon kolunundan geçirip O2 kazandırınız. Eğer saturasyon kolonu kuramazsanız, suyu 3 mt. kadar yukarı çıkarıp parçalanma alanı geniş olan bir yüzeye çarptırıp, köpüklendirerek o2'lendiriniz.

Fakat bütün bunlar arasındaki en verimli yöntem sıvı O2 basmaktır. Bu yöntem ürettiğiniz balığın maliyetini arttıracaktır.

Saygılar

sait_1907
03-08-2011, 19:47
çok saolun faydalı bi paylaşım olmuş. bi sorum olucak havuzlardaki alg miktarını nası bi yöntemle düşürebiliriz ?

xnode
04-08-2011, 00:51
Bir önceki mesajımda cevabı mevcut.

sait_1907
12-08-2011, 12:45
peki bi solüsyonla müdahale şansımız yok mu? göktaşı dışında balığa zarar vermeden ?

xnode
12-08-2011, 19:43
Kimyasal yolla mücadele edilecekse havuz nadasa alınır gerekli kimyasallar kullanıldıktan sonra arındırılır ve öyle kullanılır, ancak tam çözüm değildir ve çok maliyetlidir. En ekonomik yöntem alg yiyiciler ile ekolojik döngü sağlamaktır.

sait_1907
23-08-2011, 13:40
şu an havuzlarımızda 35 ve 50 gr lık levrek var. önerebiliceğiniz yem boyutu nedir ?

xnode
23-08-2011, 17:56
Balıklar 100gr. oluncaya kadar 3 mm. - 3.5 mm geçiş yemi kullanmanız gerekiyor.