Tüm balık ve doğa sevenlere merhabalar olsun!
Serkan abiyle en son ava gittiğimizde de böyle bir hava vardı. O sebepten dolayı 2. film demeyi uygun gördüm. İlk macera aşağıdaki linkte mevcut
[Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....] (dalton kardeşler burdan geliyor)
Cumartesi akşam Hasan abinin "evlat seni ıslatayım mı?" demesine pek anlam veremedim (hava durumundan haberim yok tabii). Islat diye cevap verdim. Tamam o zaman 1 gibi hazır ol balığa gidiyoruz dedi. İçimden bu adam beni denize mi atacak acaba diye geçirdiysemde kıyamaz nasıl olsa dedim

Saat 1 sularında yola çıktık.
Uzun süredir görüşmediğim Mert abiminde bizimle birlikte gelmesiyle arabada bir cümbüş eşliğinde yollara düştük. Yemcimizde bizleri İbrahim abi ve ekibi karşıladı. Ayak üstü sohbet ettikten sonra yem işinide hallettik.
Avlağımıza gelir gelmez hemen semaverin altını yaktık. Çayımızı içerken hatıra fotoğrafımızıda çektik.
Gün doğmasına doğmuştu ama hava çok bulutluydu ve yağmur yağacak gibi görünüyordu. Kısa süreli bir yağmur geçişi oldu ardından güneş biraz yüzünü gösterdi. Bu sırada Hasan abi bir tane paşa çekti (videosu var eklenecek). Bende eli yüzü düzgün bir paşa çektim.
Bu arada baktım ki dalgıçımız sudan çıkıyor. Foto uzak ama kargaşada balıklar unutuldu 4 adet iri kefal vardı.
Daha sonra hava iyice kapattı.
Çay var ama belli etmiyoruz
Öğlen çayı içtiğimiz sırada bir rüzgar, bir fırtına eşyaları toplayıp arabaya binene kadar iç çamaşırları dahil her yerimiz ıslandı.
Köy kahvesinde soba bulunca hem çay keyfimize kaldığımız yerden devam ettik, hem karnımızı doyurduk, hemde biraz kuruduk.
Bunlarda kısa günün karı.
Tüm yaşanan kötü şeylere rağmen. Daha doğrusu minik aksiliklere rağmen harika keyifli bir gündü.
Bu arada sabah yer değişikilği için İbrahim abiler yan koya geçmişti. Sonra telefonlar çekmediğinden haberleşemedik. Burdan onlarada çok teşekkür ediyorum
