Yalnız Mesajı Göster
Eski 03-03-2012, 00:34   #1
MAVİ FENER
Kaptan
 
MAVİ FENER kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 13.06.09
Yaş: 69
Mesaj Sayısı: 2.116
Arrow Rahmetli Babamla İstavrit Avımız


Orta okul yıllarımda (1961-62 ) karne arasında rahmetli babam Hacı Sefer ile, Büyükdere ve Kireçburnu koyunda çapari ile istavrit avcılığına çıkardık..

Babamın o tarihte tahminen 8 -9 metre uzunluğunda karpuz kıçlı içten takma, 9 beygir gücünde, yağ ve mazot karışımı ile çalışan bir teknemiz vardı...

Çalıştırmak için makinanın volanına bağlı olan ipi çeker ve ilk hareketi böyle verirdik...Sandalımızda bayağı hızlı gidiyordu....Makine çalıştığında sandalda gürültüden durulmazdı pat, pat, pat , pat egzos sesi kulaklarımızı sağır ederdi.

Beş dakika içerisinde Kireçburnu ile Çayırbaşı mahallesinden akan ismi de Büyükdere olan derenin birleştiği bölgeye giderdik. Bunun sebebi bu mıntıkada çok daha fazla iri istavrit bulunmasıydı..

Babamın ayağında yarım cızlavet siyah çizme ve bende de meslerde kullanılan siyah lastik vardı...Silindiklerinde Üzerindeki siyah boyası elimizde kalırdı...

Derken istediğimiz yere geldiğimizde, babam makineyi stop eder ve bana da hemen kürekleri tak derdi...Çünkü bundan sonra hareketimizi ağaçtan yapılmış kalın küreklerle ben yapacaktım..Iskarmoz kalınca olup kürekğe kalın meşin veya deri ile tekılırdı.

Babam doğal olarak sandalın kıç tarafında bulunur ve 20 oltalı olan ve kendisinin yaptığı beyaz tüylü çapariyi denize bırakırdı....Daha olta dibe inmeden 20 si birden dolar ve at çek yapardık..Avlanma zamanımız sabah erken satlerinde ve akşam ikindi namazından sonraydı...Çünkü baban namazını mutlaka camide kılar ve ondan sonra denize açılırdık...Bu hep böyle olmuştur...

Bu durumda zaten benim çapari atmak diye bir lüksüm de yoktu, görevim oltalardaki balıkları anında çıkarmaktı..Çünkü fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek gerekirmiş derdi rahmetli babam...

İnanın o istavritlerin boylarının büyüklüğünü fotoğraf olacaktıki çekmek gerekirdi..

Bu arada sandalımızın ortasında benim üzerine oturduğum livar bulunurdu. Yakaladığımız istavritleri anında oraya koyardık, yarım günde Livar ve birde Kovamız vardı oda dolar bereketle kıyıya gelirdik....

Kovadaki balıklar ev için, Livardakileri de balık satıcılarına satmak için verirdik....

7 günlük babamla olan çapari avcılığımızda, epeyce para kazanırdık amma , rahmetli babam bana bir kuruş vermezdi...Rahmetli annem de babama takılırdı herif herif, nuri oğlunun payı nerede diyerek...Fakat babam hiç oralı olmazdı....Hey gidi gençlik vde bolluk yıllarımız hey...

[Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....]
__________________
İyi günler, bol güneşler dilerim.
Üstad Kaptan
Nuri DENİZ
İstanbul - 1949
Kimya ve İşletme Müh.
MAVİ FENER Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links