Geri Git   RASTGELSİN AMATÖR BALIKÇILIK FORUMLARI > SOHBET ve EĞLENCE > ANILAR

ANILAR Yaşanmış veya yaşanmamış anılar.




Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 11-11-2005, 06:49   #1
aserkansatı
Guest
 
Mesaj Sayısı: n/a
Varsayılan Misafir şansi

Yıl 1991...Manisada oturuyoruz.Bizim Muhabbetçi henüz oraya taşınmamış...(Taşınsaydı kesin denk gelirdik.)Gedizde avlanıyoruz ama ben o yıl yeniden üniversite sınavına gireceğim için işi abartıp iki günde bir balığa gidiyorum.Boşuz ya...
Tuttuğumuz da orta boy yayın, yılan balığı, bıyıklı, bazen kaplumbağa ama genelde yarım kilo bir kilo arası yayın her gün çıkardı o zamanlar.
Bir gün yine balığa gideceğim,babama uğradım,baktım ki yanında Almanyadan yeni kesin dönüş yapmış Erol Abimiz var.O da usta balıkçı ama bizim buralara yabancı.Hoş beş derken benim balığa gittiğimi duyunca 'ben de geleyim' demez mi...
Babama baktım göz ucuyla, o çok iyi bildiğim iki numaralı bakışıyla (evvvet gidiyorsunuz,itiraz yok) şeklinde konuya sessiz bir açıklık getirdi.Çaresiz yola koyulduk beraber.
Gedizin kıyısında yerimize yerleştik,ben sallamaları hazırlayıp attım,Erol Abiye de bir yer bıraktım olta atması için ama o sallama olta yerine ucunda sinek iğne takılı ince bir kamış çıkardı ve yemleyip suya bıraktı.Onu daha kalın yem ve iri iğne için uyardıysam da kulak asmadı,zaten benim de çok umurumda değildi.
Yarım saat kadar sonra benim zillerden biri çaldı ve yarım kiloluk bir yayını aldım.(O ZAMANLAR 70CMDEN KÜÇÜĞÜNÜ AVLAMANIN YASAK OLDUĞUNU BİLMİYORDUM.)
Aradan biraz daha zaman geçti,bizim misafir atıp çekiyor oltayı,boş.Yine atıyor bir ufak tatlı su kefali .Onu suya bırakıyor gene atıyor vs vs...
Birden 'Serkaan çabuk kepçeyi getir ' diye bağırdığını duydum.Yanına gittim , o junior kamışın ucuna bir yayın yapışmış ki...
Kepçeyle zor çıkarttık hayvanı.Abimin her şeyi tam tekmil tabi,acaip bi alet çıkartıp tarttı balığı 4kilo geldi...
Neyse Erol Abim malı götürdü o gün helal olsun.Ben başka bir şey tutamadım ama 20li yaşların verdiği heyecanla da olaya sinir oldum.
İki gün sonra elinde güzel bir tel livarla geldi.Onda iki taneymiş,bunu bana vermek istiyormuş,almazsam darılırmış.Hem tuttuğum balıkları bu livara koyup canlı saklamalıymışım.
Kulakları çınlasın...Verdiği livarı aradan 14 yıl geçmesine rağmen hala kullanıyorum.Ne zaman o livara bir balık koysam , o günü düşünüyorum.Kendi toyluğumu ve balık arkadaşlığının kazandırdığı tecrübeleri yeniden yaşıyorum.Ve herkesin kendi nasibini tuttuğunu,avda kıskançlığa asla yer olmadığını tüm dostlara anlatıyorum.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Eski 11-11-2005, 08:05   #2
Bir Dost
Kaptan
 
Bir Dost kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 20.09.05
Yaş: 41
Mesaj Sayısı: 729
Varsayılan

merhaba Serkan kınkançlık her nekadar istemesekte ruhumuzun derinliklerinde yatan bir dürtü her insan kıskanır bu yaradılışımızda var ama bu duyguyu bastırmak her insanın meziyetinde değil önemli olanda bunu bastırabilmektir ve olanlara sabır göstermektir.Ben bir avda kıskanmaları yadırgamıyorum ama bunu dışa vurmalarını da anlayamıyorum bir şey dahasen kıymet bilen adamsın anı defterinin kıymetini nasıl biliyorsan livarlanında kıymetini bilirsin benim tek sorunum bana verilen şeylerin kıymetini bilememem kendim aldığım şeylerde buna dahil bunu beceremiyorum ya kaybediyorum vada zarar görüyor bunu nasıl başarabiliyorsun seni anlamıyorum işte bu yüzden seni KISKANIYORUM
__________________
[
Bir Dost Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-11-2005, 05:26   #3
aserkansatı
Guest
 
Mesaj Sayısı: n/a
Varsayılan

Ben de bilmiyorum adamım,kendi kendine oluyor
  Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Sosyal Paylaşım

Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı


Saat 23:06.