Geri Git   RASTGELSİN AMATÖR BALIKÇILIK FORUMLARI > SOHBET ve EĞLENCE > SAĞLIK

SAĞLIK Sağlık konusunda herşey.




Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 13-12-2005, 04:38   #1
uzman
Kaptan
 
uzman kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 18.11.05
Yaş: 51
Mesaj Sayısı: 715
Varsayılan Balık Zehirlenmesi

ALINTI




Balıkçılarda mavi gömlek dönemi

Rezzan HASANBEŞEOĞLU







Bir yıl önce balık zehirlenmesi olayından sonra balıkçılar dernek kurarak çeşitli önlemler aldı. Bugün 300 üyesi olan derneğin genel sekreteri Mahmut Akbal, getirdikleri kurallar sayesinde bayat balık satışını önlediklerini söyledi.


Dernek yöneticileri mavi gömlekli, kimlik kartı olan balıkçılardan alışveriş edilmesi gerektiğini söyledi.


İstanbul Semt Pazarları Balık Satıcıları Derneği Genel Sekreteri Mahmut Akbal, ‘‘Mavi gömlekli, kimlik kartı olan balıkçılarımızdan gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilirsiniz. Yılbaşından bu yana süregelen denetimlerimiz bayat balık satışlarını önledi. İstanbullulara hijyenik koşullarda, taze, canlı, sağlıklı balık satmakta kararlıyız'' mesajı verdi.


Örgütlü 1500 balıkçı


Akbal'ın verdiği bilgiye göre, Ekim 1999'daki balık zehirlenmesi örgütlenme zorunluluğunu getirdi. Zehirlenme olayının basında geniş yankı bulması, satış yasağı, en az 2500 kişinin ekmek yediği sektörün ağır darbe alması, açıkta satışların ıslah edilmesi yolundaki Valilik talimatı, İstanbul Semt Pazarları Balık Satıcıları Derneği fikrini yarattı. 1 Ocak'ta resmen faaliyete geçen derneğin bugün 300 üyesi var ve yanlarında çalışan ortalama 5 kişiyle semt pazarlarındaki örgütlü balıkçı sayısı 1500'ü buluyor.


Derneğin temel ilkesi satışları artırmaktan ziyade semt pazarlarındaki balıkçılar için güvenilir bir imaj yaratıp, hijyenik, özel ambalajlarda taze, sağlıklı balığı tüketicilere ulaştırabilmek. Balıkçıların kimlikleri öncelikli hususlardan biri. Babadan miras bir meslek olsa da gençler, tezgahtaki ilk yıllarında çırak varsayılıyor. Kıdemlilerin desteğinde, eğitiminde ustalığa terfi ediyor. Semt pazarlarında balık satabilmek için derneğin sembolü mavi gömleği giymeleri ve kimlik kartlarını takmaları şart. Atık maddelerden yapılan, kokan, siyah naylon poşetler dönemi kapandı. ‘‘Hijyen konusunda eczacılar kadar titiziz'' iddiasında bulunan Genel Sekreter Mahmut Akbal, ‘‘Balıklarımız önce ince, beyaz poşete, daha sonra da dernek logomuzun yer aldığı özel poşetlere konuluyor'' hatırlatması yapıyor.


Taze balık temiz çevre


‘‘Taze balık-temiz çevre-sağlıklı yaşam'' sloganlarıyla yola çıkan İstanbul Semt Pazarları Balık Satıcıları Derneği denetimler için kenti 6 bölgeye ayırdı. Dernek Yönetim Kurulu temsilcileriyle birlikte 40 kişi sürekli denetimler yapmakta, her bölgede en az 6 kişi kurallara uyulup uyulmadığını kontrol ediyor. Su Ürünleri Mühendisleri Derneği ve Belediye Zabıtası ile işbirliği yapılıyor. Semt pazarlarındaki balık satışlarında herhangi bir yanlışı, eksiği gözleyen vatandaşlar da derneği arayıp şikayetlerini bildirebilir. Kuralları ihlal edenler tüm meslektaşların toplandığı Balık Hali'nde ilk ihtarı alıyor. İhlalde ısrar edenlerin dernekten çıkarılması gündeme geliyor.


Genel Sekreter Akbal, balık satışlarının yüzde 70'inin semt pazarlarında gerçekleştiğine dikkat çekiyor ve Kadıköy'den Ulus'a her pazardaki ‘‘Mavi Gömlekliler''den taze balık alşverişine güvence veriyor. Çok yakında bilgilendirici, tanıtıcı bir kitapçığın piyasaya çıkacağı, başarılı balıkçıların ödüllendirileceği haber veriliyor.


TEL: 0212- 5169400


Dernek üyelerinin uyması gereken kurallar


Tezgahın görünür tarafına o günkü tezgah kurma belgesinin asılması


Tezgah sahibi ve balık satan elemanların dernek üye kartlarının önlüklerin üzerine asılması


Dernek bilgilerinin ve telefonlarının belli olduğu mavi önlüklerin mutlak surette giyilmesi


Hijyenik şartlara uymayan, özellikle koku ihtiva eden poşetlerin kullanılmaması


Tezgahlarda çöp kovası bulundurulması (kova içine geçirilmiş çöp torbası konması şartıyla)


Alınan balıkların taşınması esnasında şartlar el verdiğince soğutucu araçlarla sağlanması


Satışa sunulan balıkların aynı gün satılacağı kadar alınması


Satıcı-müşteri ilişkilerine azami ölçüde dikkat edilmesi


Tezgahlarda istenmeyen ve çevreyi rahatsız edici şeylerden kaçınılması


Tezgah kurulan mahalli belediyelerin kurallarına en iyi şekilde uyulması.


Bağlı bulunduğunuz diğer oda ve dernek kurallarına uyulması.


Diğer pazarcı esnafına örnek olacak tezgah kurulması ve çalışanların da hal ve hareketleri ile örnek davranışlarda bulunulması


a) Yukarıdaki maddelere her pazarcı tezgah sahibi ve çalışanları uymak zorundadır.


b) Yapılan kontrollerde uyulmadığının tespiti halinde gerekli cezai müeyyideler uygulanacaktır.
__________________
İyi insan, dost bildiklerinin dost olmadığını öğrendiğinde onlara hala dostluk gösteren insandır...

BALIK TUTULAN TEK GEZEGENİ YOK ETMEYELİM...
A.R.B.
uzman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Eski 13-12-2005, 04:40   #2
uzman
Kaptan
 
uzman kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 18.11.05
Yaş: 51
Mesaj Sayısı: 715
Varsayılan

ALINTI

BESIN ZEHIRLENMESI


İki üç gün önce dışarıdan yemek yediniz.Her şey normaldi ve kendinizde bir rahatsızlık hissi duymadınız.Aradan 48-72 saat arası süre geçti ve sizde bazı belirtiler kendini göstermeye başladı.Karnınız ağrıyor, ishaliniz başladı, mide bulantısı ve tabi ki halsizlik.Besin Zehirlenmesi olmuş olabilir misiniz?




Besin Zehirlenmesi bütün dünyada çok sık görülen ve her toplumun önemli sağlık sorunlarından birisi. Sağlıksız besin saklama ortamları, besin hazırlamasındaki hatalar bizim birden bu hastalığın içine düşmemizdeki en önemli etkenler.Çoğu zaman birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolan belirtileri olsa da ağır sonuçlar doğuran zehirlenmeler de yok değil.Bu zehirlenmemize neden olan toksine veya mikroorganizmaya göre değişen bir durum.Son yıllarda ülkemizde de hazır yiyecek tüketiminin artması sonucu en sık zehirlenme nedeni olan E.coli bakterisi vücuttaki toksin artımı ile böbrek yetmezliği, kanlı ishal gibi bulgulara neden olabiliyor.Yine besinlerle vücuda alınan tifo ve paratifo hastalıkları da görülmesi olası besin zehirlenmesi sonuçlarından. Bu durum bağışıklık sistemi zayıf kişiler de (yaşlılar ,çocuklar, bağışıklık sistemi hastalıkları taşıyan insanlar) tehlikeli boyutlara ulaşatırıp , ölümlere sebebiyet verebiliyor. Besin Zehirlenmesine en çok bakteriler neden oluyor. Oda sıcaklığında çok hızlı üreyen bakteriler 5 C derece ve altında üreme gerçekleştiremiyor.Genelde yaz aylarında görülen zehirlenme oranının artmasını buna bağlı olarak düşünebiliriz.Birçok bakteri 70 C ve üzerine dayanamıyor.Yine çok yoğun ortamlarda da bakterilerin üremesi zorlaşıyor.Hemen size birkaç pratik yol;




Dışarıdan aldığınız açık sütleri kaynadı diyerek hemen ateşten almak yerine, mutlaka 10 dakika yüksek sıcaklıkta kaynatmaya devam edin.



Peynir, salça gibi ürünlerinizi tuzlayarak kullanın.



Dışarıda güvenmediğiniz bir yerde yemek yemek zorunda iseniz, ızgara

yerine haşlanmış besinler tercih edin.



Aldığınız her ürünün son kullanma tarihini kontrol ederek kullanınız.



Tuzlanmış besinler gibi yoğun şeker ortamında bulunan reçel, marmelat gibi besinler de de bakteri üremesi zorlaşır.



Ayrıca donmuş besinler son kullanma tarihleri göz önüne alınarak donmuş

korundukları sürece sağlıklıdır.



Pastörize süt yada pastörize edilmiş sütten yapılan yoğurt, tereyağ sağlıklı kabul edilir.



Çay ,kahve, asitli gıdalar, karbonatlı ve şişelenmiş gıdalar da sağlıklı kabul edilir.




Besin zehirlenmesi neden olur?

Bir gıdanın bize zararlı mikroorganizmalarla bozulması için genel olarak üç etken gerekir.Bunlardan birincisi besinin zaten bu maddeyi içerisinde barındırması.Özellikle hayvansal gıdalarda kümes hayvanlarının beslendikleri yemlerin içerdiği kimyasal maddelerin etine , yumurtasına geçmiş olması.İkincisi de işlenmemiş besinlere katılan katkı maddelerinden kaynaklanabilir.Üçüncü bulaş yolu da besinin hazırlanma aşamasında hazırlayan kişinin yada hazırlandığı ortamdan bulaş olabilir.Yine bu sebeplerden ötürü bulaşıcı hastalık geçiren ya da vücudunda yara vb gibi olumsuz durum olan insanların iyileşene kadar besin hazırlamamaları gerekir.Yemek fabrikalarının veya işyerlerinin bu tür basit ama oldukça gerekli olan konulara dikkatle eğilmeleri gerekir.



Hangi besinler bizim için daha tehlikelidir?

Besin zehirlenmesinde önemli etkenlerden biri yüksek protein konsantrasyonu içermelerinden kaynaklanır.Bu guruba et, süt, yumurta veya çikolatalar gibi besin maddeleri dahil edilebilir.Yine kirli sularda gübrelerin içinde yetişmiş sebze ve meyvelerin iyi yıkanmaması , fast food larda hazırlanan köfte gibi yapılım işleminin fazla olduğu yiyecekler, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri, midye balık gibi deniz ürünlerinin temiz yıkanmaması sonucu kirli deniz suyundan zehirlenebiliriz.



Risk gurubu

Gereksiz antibiyotik kullanımı bağırsaktaki zararsız bakterileri yok ettiği için ve yine antiasit türevi midedeki asit miktarını azaltan ilaç kullanımı besin zehirlenmesi astalığına yakalanmamızı hızlandıran faktörler arasında.



Yine tartışılan bir konu olan toplu beslenilen ortamlarda mesela bir fabrikada herkes aynı yemeği tüketmesine karsın birkaç kişi yada kişiler bu durumdan daha çok etkilenebilir.Bu durumun da yine yiyen insanların metabolizmaları ve ilaç kullanımları gibi etkilenme oranlarını artıran birçok neden olabilir.



Ne zaman doktora gitmeliyiz?

Zehirlenmenin klasik belirtileri mide bulantısı, baş dönmesi, ishal, kanlı dışkı ,karın krampları ve hiç bitmeyen karın ağrıları gibi şikayetleriniz varsa mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekir.



Zehirlendik şimdi ne yemeliyiz?

Hiç bir şey yememek yanlış bir davranıştır.Bağırsak bozulmalarının giderilmesinin en güzel tedavisi doktorumuzun önerdiği yiyeceklerden yemek olacaktır.Enerji açığının kapatılması için gerekli olan şekerli besinler ve yine sıvı gereksinimini karşılamak için bol miktarda sıvı almalıyız.Tuzlu krakerler, çorbalar, yoğurt, kola, pirinç lapası gibi yiyecekleri yememiz kolaylığı ve ishalin vermiş olduğu enerji açığını en aza indirmemiz açısından bize faydalı olabilirler.Ateş düşürücü ve bağırsak düzenleyici ilaçlarımızı doktor tavsiyesi doğrultusunda kullanabiliriz.
__________________
İyi insan, dost bildiklerinin dost olmadığını öğrendiğinde onlara hala dostluk gösteren insandır...

BALIK TUTULAN TEK GEZEGENİ YOK ETMEYELİM...
A.R.B.
uzman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-12-2005, 04:42   #3
uzman
Kaptan
 
uzman kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 18.11.05
Yaş: 51
Mesaj Sayısı: 715
Varsayılan

ALINTI

BALIĞIN TAZELİĞİ

En iyi balık en taze balıktır. Denizden çıktıktan sonra 7-8 saat içinde yenilen balık taze olarak kabul edilir. Ancak derin soğutucuda şoklanarak saklanan balıklar tazeliği bozulmadan kalabilir. Şoklamadan önce balıkların hangi şekilde yenilecekse o şekle göre ayıklanıp dondurulması gerekir. Buzhane balığı dediğimiz dondurulmuş balıklar bütün olarak saklanır. Buzhane balığı satışa sunulduğu anda alınıp yenilirse taze balık niteliğinde olur. Ancak balıkçı tezgâhından kaldırılıp yeniden buzluğa konan balık, hem besin değerini kaybetmiş olur, hem de eti gevşer, tadını kaybeder. Buzhaneden gelip çözülmüş olan balık aynı gün yenilmelidir.
Taze balık diridir. Yani derisi gergin, parlak, gözleri bombeliğini korumuş balıktır. Elle dokunulunca derisi çökmez. Gözleri balık yaşıyormuş gibi pırıl pırıldır. Özellikle gözleri çökmüş, feri kaçmış balık artık yenilemiyecek duruma gelmiş bayat balıktır. Solungaçlarının rengi de balığın tazeliğini gösterirse de bu işe son yıllarda hile karıştırılmış ve solungaçlar boyanmaya başlanmıştır!
__________________
İyi insan, dost bildiklerinin dost olmadığını öğrendiğinde onlara hala dostluk gösteren insandır...

BALIK TUTULAN TEK GEZEGENİ YOK ETMEYELİM...
A.R.B.
uzman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-12-2005, 04:43   #4
uzman
Kaptan
 
uzman kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 18.11.05
Yaş: 51
Mesaj Sayısı: 715
Varsayılan

ALINTI

HANGİ BALIKLAR NE ZAMAN YENİLMELİDİR.

Her balığın gelişimini tamamladığı, etinin lezzet kazandığı dönemler vardır. Bu zamanlamalar göz önünde bulundurularak balık seçilmelidir. Aylara göre balık seçimi şöyle yapılmalıdır.
Ocak: Hamsinin en lezzetli olduğu dönemdir. Hamsi yağlı olduğundan ızgarası nefis olur. Kefal da hamsi gibi yağlı dönemindedir ve her türlü yemeği yapılır. Ayrıca palamut, lüfer, uskumru da iyi dönemlerindedir. Levrek tat kazanır. Kırlangıç, tekir ve barbunya yenilecek balıklardandır.
Şubat: Bu ay genel olarak kalkan balığının rağbet gördüğü bir aydır. Ayrıca uskumru, lüfer, palamut buğulama olarak yenir. Kabuklulardan midye ve karidesin de zamanıdır. İstavrit, izmarit, kıvamındadır. Levrek en iyi zamanındadır.
Mart: Kalkan iyice lezzet kazanmış, eti olgunlaşmıştır. Tekir ve barbunya da bu ayın balıklarındandır. Levrek, kırlangıç, ve midye revaçtadır.
Nisan: Kalkanın ortalıktan kalkacağı ve son turfanda zamanıdır. Yumurtalarını dökme zamanı gelmiştir. Kırlangıç, levrek, tekir, barbunya yenilecek balıklardandır. Kabuklulardan midye ve karides gene geçerlidir.
Mayıs: Dip balıklarından iskorpit, dil, tekir, kırlangıç ile levrek, mezgit ve kabukluların zamanıdır. Mercan da tat kazanmıştır.
Haziran: Gerek balık yasağının başlaması ve gerekse göçmen balıkların göç etmesi nedeniyle balığın azaldığı bir aydır. Bulunan balıklar yenir. İstavrit, mezgit, izmarit lezzetli olur. Mercan da yenilecek balıklardandır.
Temmuz: Sardalya ve paparinanın çok bol çıktığı dönemdir. Her iki balık da tam yağlı zamanındadır ve ızgaraları nefis olur. Yavaş yavaş kolyoz ve uskumru görünmeğe başlar. İzmarit lezzet kazanır. Kabukluların en güzel zamanıdır.
Ağustos: Palamut türü balıklar, önce çingene palamutundan başlayarak görünür ve çok lezzetli olur. İzmarit, pavurya ve karides bu ayda güzel olur. Sardalyanın hem bol çıktığı ve hem de en yağlı olduğu zamandır.
Eylül: Palamutun saltanatı olan bir aydır. Kolyoz, izmarit ve kırlangıç yenilecek balıklar arasındadır. Mercan ve lüferin de artık yenilecek zamanı gelmiştir.
Ekim: Balık yasağının kalktığı, balığın bollaştığı bir aydır. Lüfer en güzel dönemindedir. Çinekop da öyledir. Uskumru, tekir, barbunya, palamut, izmarit, sardalya gibi balıklar yenir. İstavrit bol çıkar ve tam tavalık zamanıdır. Uskumru turfanda olarak çıkar.
Kasım: Uskumrunun saltanat sürdüğü aydır. Onunla birlikte ekimde çıkan balıklar da yenilecek balıklar arasındadır. Palamut derya kuzusu denilen duruma gelmiştir. Dil balığının lezzetli zamanıdır. Pisinin en lezzetli olduğu zamandır.
Aralık: Uskumru bu ayda da geçerlidir. Lüfer, levrek ve hamsi çok lezzetli olur. Palamutun son saltanatıdır. Dil balığı geçerliliğini korur. Pisi, barbun, tekir de yenilecek balıklar arasındadır.
Bu listede sayılmayan balıklar hemen her mevsimde tatları aynı olan balıklardır. Yukarıdakiler oldukça onlar tercih edilmemelidir.
__________________
İyi insan, dost bildiklerinin dost olmadığını öğrendiğinde onlara hala dostluk gösteren insandır...

BALIK TUTULAN TEK GEZEGENİ YOK ETMEYELİM...
A.R.B.
uzman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-12-2005, 04:49   #5
uzman
Kaptan
 
uzman kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 18.11.05
Yaş: 51
Mesaj Sayısı: 715
Varsayılan

ALINTI

Deniz ürünü satın alırken aşağıdaki konulara dikkat edin :

Deniz ürününü eve dönerken son anda satın alın.
Taze balık alırken kontrol edin. Balık temiz, gözleri berrak ve parlak, solungaçları parlak kırmızı ya da pembe, eti sert, derisi elastik ve parlak olmalı. Yapışkan olmamalı. Görünüşü nemli olmalı ve ağzı kahverengi olmamalı.
Balık soğuk olmalı ve 'balık gibi' kokmamalı.
Seçtiğiniz deniz ürünlerinin ayrı ayrı paketlenmesini isteyin ve en üste ya da soğuk ürünlerin yanına yerleştirin. Eve gidişiniz bir saatten fazla sürecekse, deniz ürününü soğutucuda taşıyın.
Evde dikkat etmeniz gereken konular :

Buzdolabının en soğuk yerinde, en az 0 derecede saklayın.
Çiğ balığı, kümes hayvanlarını ya da eti tahta üstünde kesmeyin. Plastik malzemenin temizlenmesi ve sterilizasyonu daha kolaydır.
Çiğ balığı koyduğunuz tabağı, iyice yıkamadan kullanmayın.
Balığın raf ömrü, türüne ve kalitesine göre değişir. Genel kural satın aldıktan sonra 1-2 gün içinde tüketilmesidir.
Donmuş deniz ürünü oda sıcaklığında değil, buzdolabında çözülür. Bu mümkün değilse soğuk suyun altına koyun.
Bütün deniz ürünlerini oda sıcaklığı yerine buzdolabında salamura yapın.
Artan ürünleri 1 saat içinde dondurun ve 2 gün içinde tüketin.
DENİZ ÜRÜNLERİNDE BULUNAN ZARARLI MADDELER:

Bakteri: Gıdadan kaynaklanan hastalıkların en sık bildirilen nedeni Vibrio bacterium'dur. Genellikle uygun olmayan koşullarda satılan deniz ürünleri ya da çiğ tüketilen kabuklu ürünler bu hastalığa yol açar. Çoğunlukla 1-7 gün süren ishal ve karın ağrısına, bazen de ölüme neden olur.
Virüsler: Norwalk virüsü sulu ishalin de görülebildiği gastrointestinal hastalık salgınlarına yol açar. Son zamanlardaki salgınlar çiğ istiridye tüketimi ile ilişkili bulunmuştur. Virüs ayrıca, virüsün bulaştığı su, buz, diğer kabuklu deniz ürünleri ve kişilerarası temas yoluyla da yayılır. Hepatit A virüsü (HAV) karaciğeri enfekte eder ve ateş, yorgunluk, mide bulantısı, karında rahatsızlık hissi, koyu renkli idrar ve 2 aydan uzun sürebilen kuluçka döneminden sonra ortaya çıkan sarılık gibi semptomlara yol açar. HAV genellikle, dışkı ve ağız yoluyla kişiden kişiye bulaşır. Ancak, belirli ürünlerde (kabuklu deniz ürünü, marul, donmuş vişne ve donmuş çilek), dondurulmadan önce meydana gelen bulaşma, salgınlara yol açmıştır.
Doğal toksinler: Bu toksinler, bakarak, koklayarak ya da tadına bakarak fark edilemez ve pişirerek ya da başka bir işlemle yok edilemez. Semptomlar mide rahatsızlığı ve ishalden felce ve ölüme kadar geniş bir yelpazede yer alır.
Kimyasal artıklar: Metilciva (MeHg), poliklorinlenmiş bifeniller (PCB'ler) ve dioksin gibi toksik kimyasal maddeler, suda yaşayan hayvanlarda birikir ve bunları yiyenlerin yaşamlarını tehdit eder.


KİMLER YÜKSEK RİSK ALTINDA?

Gıda zehirlenmesine yatkın olanlar:

HIV ya da AIDS nedeniyle bağışıklığı zayıflamış olanlar
Kanser tedavisi uygulananlarla organ nakli yapılanlar
Gebe kadınlar ve fetusları
Diyabetliler
Küçük çocuklar
Yaşlılar

BAŞKA BİLGİ İÇİN BAŞVURULACAK KAYNAKLAR:

Food and Drug Administration and the Center for Food Safety and Applied Nutrition Food Information&Seafood Hotline 800/FDA-4010 veya [Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....]

Centers for Disease Control and Prevention Office of Health Communication National Center for Infectious Diseases 1600 Clifton Road, MS C-14, Atlanta, GA 30333 veya [Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....]
__________________
İyi insan, dost bildiklerinin dost olmadığını öğrendiğinde onlara hala dostluk gösteren insandır...

BALIK TUTULAN TEK GEZEGENİ YOK ETMEYELİM...
A.R.B.
uzman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-12-2005, 04:56   #6
uzman
Kaptan
 
uzman kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 18.11.05
Yaş: 51
Mesaj Sayısı: 715
Varsayılan

ALINTI

Felç Yapıcı Kabuklu Su Ürünü Toksinleri

Ali BİLGİLİ1 Sadık KÜÇÜKGÜNAY2

1 Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim Dalı, Ankara .
2 Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim Dalı, Ankara.

ÖZET

Felç yapan kabuklu (su ürünü) toksinleri sodyum kanallarını bloke eden son derece güçlü bir sinir zehridir. Bu toksinler, deniz algi dinoflagellata türlerinden Alexandrium tarafından üretilir. Toksinler, bu algleri denizdeki kırmızı renk değişikliği (red tide) süresince bünyesinde biriktiren kabuklu su ürünlerinin kaslarından ekstrakte edilir. Toksini bünyesinde taşıyan kabuklu su ürünü tüketimi; felç, solunum yetmezliği ve şiddetli olgularda ölümle karakterize bir hastalık olan felç yapıcı kabuklu su ürünü zehirlenmesine (FKZ) sebep olur. FKZ için bilinen bir antidot yoktur.
Anahtar Kelimeler: Saksitoksin, felç yapan kabuklu (su ürünü) zehirlenmesi.

Paralytic Shellfish Toxins
SUMMARY

Paralytic Shellfish Toxins are highly potent neurotoxin which block sodium channels. The toxins are proexcreted by these algae during ‘red tides’ can acumulate in the tissues of shellfish. Consumption of intoxicated shellfish causes in the paralytic shellfish poisoning (PSP) syndrome, an illness characterized by numbness, paralysis, respiratory arrest, and in severe cases, death. There is no known antidote for PSP.
Key Words:Saxitoxin, paralytic shellfish poisoning.


GİRİŞ

Kabuklu su ürünleri tarih öncesi zamanlardan beri insanlar için besin kaynağı olarak değerlendirilmiştir (18). Kabuklu su ürünlerinin tüketimi sonucu insanlarda belirli zehirlenme olaylarının dinoflagellatalardan kaynaklanan toksinlerden ileri geldiği bilinmektedir. Özellikle zehirli deniz mikroorganizmaları olan Gonyaulax catenella ve Gonyaulax tamarensis tarafından oluşturulmaktadır. Kabuklu su ürünü tüketimi ile en fazla ortaya çıkan zehirlenme felç yapıcı kabuklu su ürünü zehirlenmesi (FKZ)’dir. Kabuklu deniz yumuşakçalarından çoğunlukla istiridye, kum midyesi, kara kabuklu midye ve yengeç tüketimi sonucu ortaya çıkmaktadır (19). Midyeler, felç yapıcı kabuklu su ürünü zehirlenmesi için en büyük tehlikeyi oluşturmaktadır. İstiridye ve deniz tarakları da toksin içerirler. Tatlı su midyeleri, etlik kümes hayvanlarının yemlerine katılarak da kullanılırlar (18). Dünya üretimi olarak, istiridye 1.07 milyon ton, midye 1.18 milyon ton ve tarak 1.78 milyon tondur. Ülkemizde kültürü yapılan deniz canlılarından midyenin üretim miktarı 2.000 ton, karidesinki ise 300 tondur. Kabuklu türleri, dünya deniz ürünü üretiminin yüzde 22’sini (5.5 milyon ton) oluştururken, Türkiye’de ise yüzde 5’ini oluşturmaktadır (Tablo 1) (7).
Dinofilagellatalar, algler olarak da bilinirler (1). Su hayatındaki enerji transferinin ilk basamağını oluştururlar (16). Dinofilagellatalar, mikroskopik tek hücreliler olup yatay ve dikey iki filagellaya sahiptirler, kendi besinlerini üretirler ve diğer canlılar üzerinde parazit olarak yaşamlarını sürdürürler (4). Dinofilagellatalar özellikle sıcak yaz aylarında kırmızı renk değişikliği (red-tide) olarak tanımlanan denizde renk değişikliğine sebep olurlar (11,14,16).
Kabuklu su ürünleri için dinofilagellatalar en önemli besin kaynağıdır. Kabuklu su ürünleri organizma ile birlikte toksini alırlar ve vücutlarında biriktirirler (1,16,20). Dinofilagellatalar tarafından üretilen yaklaşık yirmi kadar toksin bilinmektedir (14,24,27). Protogonyaulax (Alexandrium) türlerinin ürettiği toksinler daha çok saksitoksindir (28).
Felç Yapıcı Kabuklu Su Ürünü Toksinleri ( FKT )

Özellikleri ve Bulunuşu : FKT’ler Protogonyaulax, Gonyaulax ve Pyrodinium türü dinofilagellatalar tarafından üretilir (18). Midye, istiridye ve deniz tarağı gibi su ürünleri bünyelerinde taşırlar (18,25). Saksidomus giganteus’dan (bir çeşit deniz istiridyesidir) dolayı saksitoksinler olarak da anılırlar. Formülü C10H15N7O3-2HC ‘dir (13,25). Suda çözünebilen, ısıya, soğuğa (17), asit ortamda, pişirme, haşlama, buhara karşı dayanıklı ve bazik ortamda dayanıksız bir yapıya sahiptirler. Tetrodotoksin gibi guanidium bileşiğidirler (8,25) ve tetrohidropurin yapısı içerirler (18). Bu toksinler aynı zamanda kürar benzeri etki yapan azot bileşikleridir. Kürara oranla daha iyi emilir ve elli kez daha iyi sindirilir. Esasen Protogonyaulax türlerinin karakteristik atıklarıdır ve dokuz farklı tipi izole edilmiştir. Bunlar; saksitoksin, gonyatoksin 1, gonyatoksin 2, gonyatoksin 3, gonyatoksin 4 (14), gonyatoksin 5, gonyatoksin 6, gonyatoksin 7 ve neosaksitoksin olarak anılırlar. Çoğunlukla birbirleriyle karışmış olarak bulunurlar. En zehirli olanları saksitoksin ve gonyatoksin 3’dür (12,14,15).
FKT-Protoksinlerin Toksinlere Dönüşümü
Protogonyaulax türlerinin B1, B2, C1 ve C2 olarak dört ön madde ürettiği tespit edilmiştir. Bunlar düşük zehirliliğe sahiptir. Özellikle yüksek sıcaklıklarda; B1 saksitoksine, B2 neosaksitoksine, C1 gonyatoksin 2’ye ve C2 gonyatoksin 3’e dönüşür. Bu dönüşüm ısıtma ile 25 dakikada, ya da 100 oC’de daha kısa sürede ve oda sıcaklığında daha uzun zamanda olmaktadır. Bu dönüşümü sağlayan faktörlerin belirli bazı bağların hidrolizi ile ilgili olduğu saptanmıştır. Bu dönüşümler, yukarıdaki dört maddenin zehirliliklerini sırasıyla 10, 6,
__________________
İyi insan, dost bildiklerinin dost olmadığını öğrendiğinde onlara hala dostluk gösteren insandır...

BALIK TUTULAN TEK GEZEGENİ YOK ETMEYELİM...
A.R.B.
uzman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-12-2005, 06:24   #7
aserkansatı
Guest
 
Mesaj Sayısı: n/a
Varsayılan

Biz de doktorsuz kaldık diyoduk.Ne alakası var?Kardeşim Ali Rıza bize yol gösteriyo işte.Sağol baba teşekkkürler.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-12-2005, 06:28   #8
uzman
Kaptan
 
uzman kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 18.11.05
Yaş: 51
Mesaj Sayısı: 715
Varsayılan

Hatırlatma abi şu doktor denen züppeyi biz bize yeteriz
Ne olacak sanki onlar 6 yıl okuyor biz de 4 yıl. Biz de İnsan yetiştiriyoruz...
Saygılarımla....
__________________
İyi insan, dost bildiklerinin dost olmadığını öğrendiğinde onlara hala dostluk gösteren insandır...

BALIK TUTULAN TEK GEZEGENİ YOK ETMEYELİM...
A.R.B.
uzman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Sosyal Paylaşım

Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
''Midye zehirlenmesi öldürüyor'' kemalakcinar TARTIŞMA, SOHBET ve HABERLER 5 26-11-2009 10:55


Saat 21:30.