Geri Git   RASTGELSİN AMATÖR BALIKÇILIK FORUMLARI > BALIK AVI > ZIPKINLA SUALTI AVI

ZIPKINLA SUALTI AVI Teknikler,sağlık ve zıpkıncılıkla ilgili herşey.




Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 19-08-2006, 21:54   #1
Taygun KOCABIYIK
ADMİN
 
Taygun KOCABIYIK kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 28.08.05
Şehir: İzmir
Yaş: 30
Mesaj Sayısı: 5.838
Varsayılan SENKOP (SIĞ SU BAYILMASI) **önemli**

SIĞ SU BAYILMASI:

Sığ su bayılması, bu konuya ilk açıklama getiren S.MİLES’ın açıklamasıyla, serbest dalış sırasında oksijen azlığına bağlı yüzeye yakın görülen ani bilinç kaybıdır. Miles, “Latent hypoxia” terimini ise kapalı devre dalgıçların sığ sularda görülen ve açıklanamayan ani bayılmalarını tanımlamak için kullanılmıştır.

Sığ su bayılması genellikle yüzeye çıkışta son 15 ft’te (5 m.) de görülür. Oksijen açlığı çeken akciğerler yüzeye yaklaştıkça daha da hızlı genişleyerek bir anlamda oksijen vakumu yaratır. Bunun sonucunda kanda az miktarda kalan oksijen akciğerlere çok hızlı transferiyle kanda çok ani bir oksijen yetersizliği doğar. Merkez sinir sistemi (MSS) ise bu durumda acil durum protokolüyle oksijen tüketimini minimize etmek için dalgıcın bilincini kaybettiği an kritik nokta kabul edilir. Kritik andan itibaren iki olasılık vardır. Bunlardan birincisi dalgıcın bayıldıktan sonra nefes almaya çalışması ve bunun sonucunda boğulmasıdır. Bu zayıf bir ihtimaldir; çünkü dalgıç dalış sırasında nefes tuttuğundan bayıldıktan sonra MSS’in nefes alma impuls’ı gönderme ihtimali zayıftır. Bu aşamada genellikle yanlış bilinen bir olguyu düzeltmekte yarar vardır. Herhangi bir sıvıyla boğulma durumlarında akciğerlere o sıvının dolması iki aşamada olanaksızdır. Solunum yollarına giren ilk sıvıyla buradaki kaslar kasılır ve daha fazla sıvı girmesini önler. Dalgıcın veya başka bir kazazedenin akciğerlerine ancak ölümünden belli bir süre sonra (5-30 dak.) su dolabilir. Bunun sebebiyse ölümden belli bir süre sonra bu kasların gevşemesi ve sıvıyı daha fazla engelleyememesidir. Konumuza yeniden dönersek kritik noktadan itibaren olabilecek ikinci olasılık dalgıcın hiç nefes almamasıdır ki bu dalgıcın kurtulması olasılığını artırır. Sığ su bayılmalarında (kendimin de şahit olduğu gibi ) dalgıcın bayıldığı andan itibaren nefes almaması çok yüksek bir olasılıktır.

Sığ su bayılmasının ölümcül sonuçlarla sonuçlanmasının sebebi çok ani ve hızlı gelişmesidir. Dalgıç daha ne olduğunu anlamadan ani bir baş dönmesinin ardından (1-2 saniye) bilincini kaybeder. Bilinçsiz serbest dalıcıların dibe daha rahat inebilmek için fazla ağırlık almaları sonucu bu kişiler sığ su bayılmasıyla karşılaştıklarında bayılmanın ardından palet vuramadıklarından negatif yüzerlilikleri sayesinde dibe batar ve kendi sonlarını hazırlar. Bu sebeple serbest dalış sırasında SCUBA dalışta kullanılan ağırlığın maksimum %40’ı kullanılmalıdır. Bu oran sayesinde sığ su bayılmasının görülme olasılığının en yüksek olduğu son metrelerde dalgıç ekstra pozitif olacağından, bayılma durumunda yine de yüzeye ulaşabilecektir.

Sığ su bayılması (SSB) görülen dağlıçların %85’inin dalıştan önce hipervantilasyon yaptığı belirlenmiştir. Hipervantilasyon kandaki CO2 miktarını azaltarak dip zamanını artırmak amacıyla serbest dalgıçlarca sıkça başvurulan yöntemlerdir. Hipervantilasyon aslında bugün dünya rekortmenlerinin derecelerine ulaşmalarındaki önemli sırlardan biridir. Fakat bu özel insanların metabolizması yılar süren hipervantilasyon antrenmanlarıyla bu fenomene adapte olmuştur. Unutulmamalıdır ki Pelizzari, Genoni ve Pipin gibi ileri düzey serbest dalgıçların olsijen-karbondioksit sistemlerinde çok önemli modifikasyonlar görülmüştür. Örneğin, 1987’de Pipin üzerinde yapılan araştırma da Pipin’in bacak kaslarındaki myoglabin (kaslarda oksijen depolayan protein) konsantrasyonun, dalıcı memeliler dünyasının önemli şampiyonlarından imparator pengueninin 6 aylık bir yavrusu düzeyinde olduğu görülmüştür. Bu değer normal bir insanın yaklaşık 18 katıdır.

Hipervantilasyonun esas tehlikesi ortalama serbest dalgıçlar içindir. Aşağıda hipervantilasyon olgusunu daha ayrıntılı inceleyeceğiz. Hipervantilasyon: Belli bir zaman diliminde gereğinden daha hızlı veya daha derin ve hatta hem derin hem de hızlı nefes almaya hipervantilasyon denir. Bu durumda vücutta daha fazla oksijen depolanamaz. Oksijen kısmi basıncı (1 atm’de) vücutta en fazla 105 mmHg’ya yükselebilir ki bu değere genellikle 2 derin nefes sonucunda ulaşılır. Hipervantilasyonun, serbest dalgıçların kullandığı inanılmaz etkisi kandaki karbondioksit kısmi basıncınadır. Derin ve hızlı solumanın ardından kandaki karbondioksit miktarında önemli düşüşler görülür. Karbondioksit dengesi vücut tampon çözelti sayesinde ayakta tutar.

Serbest dalışa yeni başlayanlar önceleri CO2 seviyesine çok duyarlı olurlar. 15 saniye dahi bu dalgıçların kendilerini rahatsız hissetmelerine yani MSS’nin nefes alma istemi yaratmasına yeterlidir. Eğitimli serbest dalgıçlar ise uyguladıkları doğru hipervantilasyon ve adapte olmuş metabolizmaları sayesinde bir anlamda MSS’in solunum merkezini kandırarak inanılmaz dip zamanlarına ulaşabilirler. Bir araştırmada, Pelizzari’nin saf oksijen hipervantilasyonu sonucunda tam 1.5 saat (yanlış okumadınız) nefes tutabileceği hesaplanmıştır.

Hipervantilasyonun temel tehlikesi, dalış öncesi CO2 seviyesinin çok düşük olması nedeniyle CO2’nin nefes alma istemi yaratacak oranlar çok geç ulaşması ve ulaştığı zaman ise beklide oksijen miktarının tehlikeli sınırlara ulaşmış olmasıdır. Oksijen seviyesi dipte hipoksia yaratacak düzeylere kadar düşmez. Bunun sebebi 60 mmHg altındaki oksijen kısmi basınçlarında kandaki CO2 seviyesi ne olursa olsun oksijen mekanizmasının devreye girmesi ve dalgıcın nefes alma istemi duyarak çıkışa geçmesidir. Fakat yüzeye yaklaştıkça zaten sınır değerlere yakın olan oksijen kısmi basıncı iyice düşer ve buna ek olarak akciğerlerdeki oksijen azlığını fiziksel gaz kanunları sonucunda dokular ve kan karşılamak zorunda kalır. Kanda kalan az miktardaki oksijende akciğerlere difüze olur ve bir anda vücutta hipoksia oluşur ve dalgıç bilincini yitirir. Yukarıdan anlaşılabileceği gibi sığ su bayılmasının görüldüğü durumlarda dalgıcın yukarı çıkma istemini hem CO2 hem de O2 yaratabilir. Fakat istemi hangi gazın yarattığı sonucu dağiştirmez;dalgıç yüzeye yaklaştıkça özellikle son 15 ft’te oksijensizliğe bağlı olarak bilincini yitirir.

Serbest dalışa yeni başlayanların sığ su bayılmasından korunmalarının en önemli yolu hipervantilasyondan uzak durmaktır. Zamanla serbest dalış yeteneği ve tecrübesi arttıkça dalgıç vücudunu tanıyacak ve tehlike yaratmadan hafif hipervantilasyon yapabilecektir.

Alıntıdır
Eklenmiş Resimler
Dosya Türü: jpg ssb1pe2.jpg (156,1 KB, 323 Görüntülenme)
__________________
Taygun KOCABIYIK
13/07/1988
İZMİR

Her türlü sorun, soru ve iletişim için
-www.facebook.com/taygun.kocabiyik
Taygun KOCABIYIK Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Eski 20-08-2006, 14:11   #2
Uzm.Dr.Rastgele
Guest
 
Mesaj Sayısı: n/a
Varsayılan Dalarak avlananlar...

Zıpkıncılık yapan ve dalarak avlanan arkadaşlar hani sizlere karşı saygısızlık olmasın ama,bu konu öyle es geçilecek bir konu değil.Kendine en güvenen ve zıpkıncılıkta ben en iyiyim ve en eskiyim diyen bir kişinin dahi başına gelebilecek bir şey.Göstermek gibi olmasın ama bunu en taze örneği bu işin üstatlarından sayılabilecek olan sevgili Ozan YILDIRIM'ın başına gelen.Gencecik , hayatının baharında olan ve önünde sevdikleri ile geçirebileceği koca bir ömür olan arkadaş,bugün artık aramızda yok.Lütfen limitlerinizi zorlamayın ve hayata bağlı kalın....:dikkat:
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-2006, 12:41   #3
gizer
Çımacı
 
gizer kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 11.08.06
Mesaj Sayısı: 94
Varsayılan

Uyarılarınız için teşekkürler.
Senkop hiçbir zaman şakaya gelmez. Bu konuları sürekli arkadaşlara hatırlatalım.
__________________
Su Altı Avcıları İçin;
Çocuklarımız, torunlarımız var gelecekte,
Hayatımız, sorumlu olduklarımız için çok daha önemli,
Sığ su bayılması (Senkop)' na karşı tedbirli olalım,
Yalnız dalmayalım...


Mehmet Özgür KUŞCUOĞLU, 1974
Sarıyer / İSTANBUL

ozkuscu@istanbul.edu.tr
gizer Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-09-2006, 21:16   #4
ALPAY
Oltacı
 
Üyelik Tarihi: 07.09.06
Mesaj Sayısı: 3
Unhappy Can Dostum Ve Sevgİlİ ArkadaŞim Âlİ’yİ Denİz Aldi

CAN DOSTUM VE SEVGİLİ ARKADAŞIM
ÂLİ’Yİ DENİZ ALDI

5 Ağustos 2006 Saat 10.30 da Bodrum /Yalıkavak/Paşalimanı/Kargı adasında tüpsüz bir dalış sırasında Canyoldaşım ve sevgili Arkadaşım
A. Âli Haznedar’ı yitirdim. O en çok sevdiği mekanda, en çok güvendiği dalış arkadaşıyla, en çok sevdiği işi yapıyordu. Ben O’nun tüm dalışı boyunca yakınında ve son anında da yanındaydım. O’nu suların derinliğine teslim etmemek için elimden gelen herşeyi yaptım.

Acım Akdeniz’in derinlikleri kadar sonsuz.

Bu açıklamayı 6 Ağustos 2006 tarihli bazı gazetelerde yayınlanan;
“Yasak bölgede ölümüne daldı” ,
“ Üç balık için öldü”
gibi Âli’yi, olayı ve onun dünyasını yanlış anlatan ve hatta çarpıtan haberler üzerine yapma kararı aldım.

Âli’yi kısaca anlatmam gerekirse ;

Âli ,
- denize ve tüpsüz dalmaya (skin diving) aşıktı,
- babası gibi doğuştan avcıydı, bu onun genlerinde vardı,
- çok usta bir sualtı avcısıydı ve onun tüm etik kurallarına uyardı ,
- hiçbir dalışında risk almazdı, son derece disiplinliydi,
- kendini geliştirmek için sürekli okur video ve CD’ler izlerdi,
- sürekli antrenmanlar yapardı,
- Örneğin Orfoz ve Ahtapot gibi balıkları vurmaz, besler ve korurdu,
- 47 yaşındaydı ve 30 yıldan fazla süredir dalıyordu.
- ülkesinin sualtı ve su üstü tarihi zenginliklerine asla zarar vermedi,
- sağlığına ve kendisine son derece dikkat eden bir kişiydi,
- T.E.D. Lisesi, ODTÜ Matematik, Boğaziçi İşletme Yüksek Lisansı sahibiydi,
- İş hayatında üst düzey yönetici, tüm yaşamında araştırmacı birisiydi,
- dünya ve ülke sorunlarını çok yakından izleyen aydın bir insandı,
- çok iyi bir eş ve babaydı, Deniz adında bir kızı vardı,
- İstanbul’luydu, ancak son 5 yıldır işi gereği yılın 6 ayı Bodrum ’daydı,
- Bodrum’da turizm ve yabancılara gayrimenkul satışı işi yapıyordu.
- Çok güzel balık pişirirdi ve balık sofralarında esprileri doyumsuzdu,
- 1988’den beri yakın dostum ve dalış arkadaşımdı.



Olayı kısaca anlatmam gerekirse;

5 Ağustos 2006 Cumartesi günü Saat 08.30’da Ahmet Kaptan’ın “Esinti” adlı teknesiyle Bodrum / Yalıkavak limanından ayrıldık. Paşalimanı koyunda demirledik. Amacımız tüpsüz şnorkel ile dalış yaparak bir miktar balık vurup, öğle yemeğinin ardından geri dönmekti. O bölgenin Tarihi Sit Alanı olduğu için “ dalışa yasak bölge” olduğunu bilmiyorduk. Ben Âli ile birlikte Kargı adasına yönelirken, üçüncü arkadaşımız Avni yalnız başına daldı.
Âli daha önce o bölgede daldığı için sualtını iyi biliyor ve bana yol gösteriyordu. Usta sualtı avcılarının yaptığı gibi 10-15m derinlikte “balık çağırma” yöntemiyle avlanıyordu. Ben ise, iki yıl aradan sonra yaptığım bu ilk dalışta başlangıç için daha sığ yerlerde dalıyor ve daha kısa süreler kalıyordum. Su altında ve su üstünde devamlı birbirimizi izliyorduk.

Benim izlediğim son dalışında üçüncü balığını vurduktan sonra O’na su üstünde “Bravo Âli” demiştim. Daha sonra daha sığ bölgeye yönelip O’nu izlemek için su üstünden baktığımda O’nu göremedim. Su altında da yoktu. Daha derin bölgeye doğru yöneldim ve O’nu birden su üstünden 3-4 m aşağıda yüzü bana dönük şekilde gördüm. Elinde sualtı tüfeği yoktu. Dibe doğru hareketsiz bir şekilde inmeye başlamıştı.Kısa bir şaşkınlıktan sonra, elimdeki kurulu tüfeği atıp, dalış için derin nefes bile alamadan sualtından ona doğru gittim. O’na ulaştım ve sol elinden yakaladım, tüm gücümle palet vurarak O’nu yukarı çekmeye çalıştım. Ancak değil yavaşlatmak birlikte şaşılacak bir hızla aşağıya doğru indiğimi hatırlıyorum. Nefessiz kalmıştım. Hayatta kalma içgüdüsüyle onun elini bıraktım. Su yüzeyine çıkıp, nefeslenip tekrar aşağı baktığımda artık O’nu göremiyordum. Yardım istemek için yüzeyde bağırdım, beni duyabilecek kimseler yoktu. Teknemiz yaklaşık 1-2 km uzakta kalmıştı. Ağırlık kemerimi çıkarıp kıyıya bıraktım ve teknemizi uzaktan görebileceğim mesafeye kadar yüzüp bağırarak onların gelmesini sağladım.

Ahmet Kaptan telsizle Sahil Güvenlik Komutanlığını arayıp durumu bildirdi ve
Tüplü Dalgıç istedi. Bu olay saat 10.30 sıralarında oldu ve ben artık Âli için
hiçbir umut kalmadığını kavramıştım.

11.30 sırasında Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı hücümbot bize ulaştı ve Dalgıç Arif Sarsılmaz gösterdiğim alana tüple dalarak Âli’yi buldu. Biz de onu iple yukarı çektik. Dalgıç Arif beni sakinleştirebilmek için bana “sen arkadaşının batmasını engelleyemezdin ve tek başına nefesle onu dipten çıkartamazdın, üzülme sen elinden geleni yapmışsın” dedi.

Daha sonra kavradığım kadarıyla akciğeri su dolmuş ve bu şekilde kaldırma kuvveti azalmış ve havanın yerine gelen su ile de ağırlık eklenmişti. Yani benim tahmin edemiyeceğim kadar ağırlaşmıştı. Bu beni sakinleştiremedi.

Bu kadar deneyimli bir dalgıcın neden aniden sulara gömüldüğünü belki biraz olsun aydınlatacak olan otopsi raporu henüz sonuçlanmadı.

Âli benim 30’lu yaşlarımda edindiğim en iyi arkadaşımdı, can dostumdu. O’na yaşamımın her alanında ve özellikle su altında sonsuz güvenim vardı.

En güvendiği dalış arkadaşı olarak onun son anına dek yanında olup onun derinliklere gömülmesini önleyememek ve onu yitirmek beni çok üzdü ve sarstı.

Beni sakinleştiren tek şey O en çok sevdiği mekanda, en çok güvendiği dalış arkadaşıyla, en çok sevdiği işi yapıyordu. Son ana kadar çok mutluydu.

Ve belki kendimi şöyle avutacağım:
“Alpay, belki görebildiği ve beyninin algıladığı son saniyelerinde sen onu kurtarmaya çalışıyordun. O seni mutlaka görmüştür ”

O’nu yaşamım boyunca unutmayacağım ve hep iyi şeyler düşünerek hatırlıyacağım.

GÜLE GÜLE ÂLİ’CİM,
SENİN MEKANIN YÜREKLERİMİZ VE
DENİZ...
Eklenmiş Resimler
Dosya Türü: jpg aah.JPG (16,6 KB, 232 Görüntülenme)
ALPAY Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-09-2006, 22:45   #5
katiti
Kaptan
 
katiti kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 10.11.05
Şehir: İzmir
Yaş: 40
Mesaj Sayısı: 2.176
Varsayılan

Başınız sağolsun, okuyunca tüylerim diken diken oldu .

Ben bu olayı duymamıştım. Ne yazık ki yakın zamanda bu sporla uğraşan arkadaşlarımızdan çok fazla kayıp verdik . Her seferinde Allah bu acıları tekrar yaşatmasın demekten başka elimizden çok fazla birşey gelmiyor .

Bazen her türlü kurala ve güvenlik önlemine dikkat edilse de takdir-i ilahi devreye girince yapacak birşey yok ne yazık ki. Siz elinizden geleni yapmışsınız, ama ecele çare bulunmuyor ne yazık ki . Allah sabır versin...
__________________
Mert Topoyan
İzmir - 1978

Navigare necesse est...

2 metre de derindir, 20 metre de derindir...
katiti Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-09-2006, 12:33   #6
ramazanuçar
Guest
 
Mesaj Sayısı: n/a
Varsayılan

çok üzüldüm mekanı cennet olsun.allah ailesine ve sizlere sabırlar versin
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-09-2006, 15:03   #7
ALPAY
Oltacı
 
Üyelik Tarihi: 07.09.06
Mesaj Sayısı: 3
Varsayılan SaĞolun

Arkadaşlar,


Aranıza böyle üzücü bir konuyla girdiğim için üzgünüm, ancak istedim ki, siz genç arkadaşlar bu deneyimimden yararlanın ve daha dikkatli olun.

Genç arkadaşlar; lütfen yalnız dalmayın ve sınırlarınızı aşırı zorlamayın...

Bu yazının paylaşılacağı mekan olarak sizin gibi Âli ile aynı tutkuları paylaşan insanları seçmek istedim.Umarım siz de benimle aynı görüştesinizdir.

Forumunuza daha önce girmemiştim, eşim "sığ su bayılması" konusundaki bu bölümü gösterince merak edip okudum ve çok beğendim. Âli'nin yaşadığı bu muydu bilemiyorum,ama en çok korktuğu buydu. 10-15 m civarında dalmakla birlikte uzun süreler kalıyordu.

Acımı paylaştığınız için teşekkürler.

ALPAY
28/07/57
İSTANBUL
alpay@frenteknik.com
ALPAY Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-09-2006, 15:08   #8
Taygun KOCABIYIK
ADMİN
 
Taygun KOCABIYIK kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 28.08.05
Şehir: İzmir
Yaş: 30
Mesaj Sayısı: 5.838
Varsayılan

Başınız saolsun
Bende sürekli bunları gördükçe çok daha dikkatli olmaya çalışıyorum tüm dalış meraklıları sualtında çok dikkatli olsun lütfen hiçbirşey hayatımızdan değerli değildir bunu unutmayın.
__________________
Taygun KOCABIYIK
13/07/1988
İZMİR

Her türlü sorun, soru ve iletişim için
-www.facebook.com/taygun.kocabiyik
Taygun KOCABIYIK Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-09-2006, 14:39   #9
erhan
Tayfa
 
erhan kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 16.08.06
Şehir: izmir
Yaş: 48
Mesaj Sayısı: 202
Varsayılan

Çok üzücü... Böyle bir olay karşısında teselli edici hiçbir şey söylenemez.Allah geride kalanlara sabır versin...Mekanı cennet olsun
__________________
Erhan Çulhan
01.01.1970
erhan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-09-2006, 14:55   #10
reos_mow
Çımacı
 
reos_mow kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 25.03.06
Yaş: 32
Mesaj Sayısı: 78
Varsayılan

basiniz sagolsun. mekani cennet olsun
__________________
cihana hitabe
reos_mow Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Sosyal Paylaşım

Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
Herkesin izlemesi gerektiğini düşünüyorum (Senkop Belgesel) zpt ZIPKINLA SUALTI AVI 10 27-04-2011 09:23
Herkes Mutlaka İzlesin (Senkop Belgesel) zpt SAĞLIK 0 26-09-2009 17:18


Saat 09:40.