Geri Git   RASTGELSİN AMATÖR BALIKÇILIK FORUMLARI > SOHBET ve EĞLENCE > TARTIŞMA, SOHBET ve HABERLER

TARTIŞMA, SOHBET ve HABERLER Güncel olaylar hakkında...




Yanıtla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 19-06-2021, 17:07   #1
MAVİ FENER
Kaptan
 
MAVİ FENER kullanıcısının avatarı
 
Üyelik Tarihi: 13.06.09
Yaş: 72
Mesaj Sayısı: 2.393
Exclamation Marmaradaki Müsilaj Hakkında







Sayın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre müdürlüğüne ( İbrahim Orhan Demir ) 10.06.2021

İSTANBUL

Ben, 72 yaşında SSK’dan emekli Rize kökenli halen aktif, yedi ceddi CHP 'li bir kimya mühendisi Nuri DENİZ olarak bir anımı sizinle paylaşmak ve müsilaj ( Kaykay )oluşumu ile ilgili olarak bizzat yaşadığım bu deniz salyası olayı hakkında sizleri bilgilendirmek arzusundayım.

2007 – 2008 yıllarında baba mesleği olan balıkçılık hayatıma balıkçı reisi ağabeyimle 2004 yılının Aralık ayında Marmara denizinde avlanırken iş başı yaptım.

Normalde Ekim, Kasım aylarında palamut avcılığını Karadeniz’de yapardık. Ancak fırtına nedeniyle Kara deniz’ i terk edip avcılığa devam etmek amacıyla Marmara denizine intikal ettik.

Tahminim Kasım ayının ortalarında istavrit , Palamut ve Çinakop avlayabilmek amacıyla ada arkalarında yasal alanda dolaşırken balık bulucu elektronik cihazımızın ekranına balık görüntüsü oluştu. Ağabeyimde duruma göre pozisyon alıp 40 metrelik balıkçı gemimiz ile mola ettik. Yani dipteki balığa ağ attık , başka bir ifade ile balığın etrafını daire şeklinde ağ ile çevirdik.

Ardından ağı denizden alabilmek için Alüminyum makaraya yerleştirdik. Fakat gördüğümüz manzara karşısında şoke olduk. Makara patinaj çekiyor ve ağı gemi içine alamıyorduk. Ağın tüm gözleri erimiş haldeki deniz anası görüntüsündeki tamamen deniz salyası ile dolmuş, tıkanmış sıvanmış şeklinde tüm ağa yapışmıştı… Biz balıktan vaz geçip, ağımızı bir şekilde denizden gemimize almak istiyorduk. Yaptığımız tek şey 2 parmak çapındaki yangın su pompasını kullanarak ağın üzerine tazyikli su basmaktan ibaretti. Ağı arada bir silkelerken 3 tayfamızın gözüne gelen bu deniz kaykayı gözü yakıyor ve kıpkırmızı yapıyordu. İlk müdahalemiz tatlı su ile bolca yıkamak ve göz damlası ile durumu kurtarmaktı. Başarılıda olduk. 45 dakikada denizden almamız gereken balık ağımızı 2 saat 15 dakikada kaykaylı ağımızı su ile yıkayıp patenajı da azaltmak suretiyle gemimize alabildik. Bunun üzerine ağabeyime bu olayla daha önceden yaşayıp yaşamadığını sordum. Cevabı hayır oldu. Bu durum karşısında bendeniz 2 adet 250 ml lik pet şişesine bu sümüksü ve adına o tarihte deniz kaykayı dediğimiz planktonları denizden numune olarak doldurup pet şişesini iyice mühürleyip kapatıp hatun ile Bostancı da buluşup arabama binip hızımızı birlikte TÜBİTAK’ta aldık. Günlerden Cuma günü saat 11.55 de zar zor girdiğimiz TUBİTAK numune alma departmanına sat 11.58 de pet şişelerimizi yazılı belge karşılığında teslim ettik. Para istemediler ve ben şaşırmıştım.

Ertesi gün tekrar gemimize döndüm. Aradan 3 gün geçtikten sonra fırtına dinmişti. Bizde diğer balıkçılar gibi Palamut balığı avlamak üzere bu kez Karadeniz’e intikal ettik. Aradan 15 – 20 gün geçtikten sonra ev adresimize TUBİTAK’tan yazı geldi. Yazının muhteviyatı, numunenizin raporunu teslim alabilmem için benden para isteniyordu. Yazıyı bana Artvin'li Laz eşim telefonla bildirmişti. Ben, denizde avcılıkta olduğum için konuyu takipten vaz geçtim ve kapattım. Ancak aradan 1 - 1.5 ay geçmişti ki Karadeniz’de avlanırken telefonum çaldı. Arayan TUBİTAK’ta görevli bayan bir Profesördü. Şimdi ismini anımsayamıyorum. Bana çalışmayı birlikte yürütelim diyordu ve beni TUBİTAK’ davet etti. Bende kendisine hocam şu anda Karadeniz’de balık avcılığı yapıyoruz siz ekibinizle buyurun misafirimiz olun dedim. Gemimizdeki cihazlarımızı ve teknolojimizi görün dedim. Bu mümkün değil dedi. Bende kendisine gelirsem bana kaç para ödeme yapacaksınız dedim ve cevap veremedi . Telefonlarımızı kibar bir şekilde kapattık.

Benden raporumu teslim alabilmem için paranızı TUBİTAK olarak ödeyin diyorsunuz, ardından dönüp bu konuyu birlikte çözelim diyorsunuz. Emeğimin karşılığını istediğimde yok diyorsunuz… Yok böyle tek taraflı düşünen bir dünya…


Sayın başkanım bu vesile ile başarılı çalışmalarınızın devamını diler, görüşebilmek ümidiyle saygılarımı arz ederim.


Nuri DENİZ

Kimya müh.

İletişim telf : 0532 417 19 91

Ev: 0216 349 69 08

Adres: Caferağa mah.damacı sokak No: 8 /23 Sıtkıbey apt.... Moda / Kadıköy / İSTANBUL

…………………………………..

NOT:

Şimdiki adı Müsilaj ( deniz sümüğü olan ) deniz kaykayının oluşumunu hızlandıran bazı fikirlerimi paylaşmak istiyorum.

Bu kaykay olayının bu denli artmasının ardında Deprem uyarısı olduğu kanısındayım. Marmara Denizini baştan başa geçen fay hattının dipten hava kabarcıkları şeklinde gazların anormal bir şekilde çıkardığı bir gerçektir. Ben bunu bizdeki elektronik cihazımızla Marmara da gözlemleme imkanı bulmuştum…Hatta Sivri adasında bu depremle ilgili olarak bazı tepelere sismik cihazlar yerleştirilmişti. Şimdi var mı bilmiyorum.
Tüm fabrikaların asitli , kostikli ve rengarenk selülozik –Sentetik boyalı sıvı atıklarını arıtmadan denize boci ettiği bir gerçektir.
Sanayi siteleri içerisinde bulunan firmaların kimyasal yağlarını dahi kanalizasyonlara bastıkları bir gerçektir.
Geri dönüşüm firmaları bertaraf etmek için aldıkları bu dönüşümlerini kime satıyor ve kullanılmayan atık maddeleri nasıl yok ediyor.
Sanayi sitelerinin hepsinde biyolojik arıtma yoktur. Hatta bazılarında arıtma dahi yoktur.
Vidanjörlerin tamamı denetlenmeli ve sanayi içerisinde denetim birimleri kurulmalıdır.
Bacalara mutlaka Filtreler taktırılmalı ve havadaki O2 miktarı normal oranına çıkartılmalıdır.
Site yönetimleri fabrika sahiplerine söz geçirememekte olup derhal idari yöneticiler değiştirilmelidir.
Tüm organize sanayi sitelerinde kimyasal ve biyolojik arıtmalar derhal tesis edilmelidir.
Evsel atıklar zaptı rapta alınmalı aparman yönetimlerine pişmiş sıvı yağların dairelerden şişelerle alınması sağlanmalı ve bunların belirli sokak ve caddelerde toplama merkezleri kurulmalıdır.
Aynı işlem lokanta ve Kafeler içinde söz konusudur.
Marmara denizinden geçen tün tanker ve şileplerin atık sintine suları bire bir takip edilmeli ve denetlenmesi ciddi olarak ele alınmalıdır.
Marmara denizinde her türlü ağ balıkçılığı sonsuza dek yasaklanmalıdır. ( örneğin: ışıkla avcılık- Trolculuk - Fanyalı ve fanyasız uzatma ağları – Algarnalar ve midye avcılığı gibi )
Tersanelerin deşarj sularının arıtması sağlanmalıdır.
Marmara denizinin birçok yerine suyun oksijen ile beslenmesi için havalandırma fıskıyeleri yerleştirilmelidir.
__________________
İyi günler, bol güneşler dilerim.
Üstad Kaptan
Nuri DENİZ
İstanbul - 1949
İTÜ /Kimya ve İşletme Müh.


MAVİ FENER Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Yanıtla

Sosyal Paylaşım

Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
Kefaller Hakkında MAVİ FENER Deniz Balıkları 17 02-06-2019 10:38
EN'ler hakkında MAVİ FENER Öneriler, Eleştriler, İstekler 1 09-12-2011 20:24
sübye hakkında remzi Tanışma 5 02-09-2008 22:08
rapala ile av hakkında falconn394 Savurma Dip Takımları 7 03-11-2007 14:27
marmaradaki arkadaşlara mufi Çapari 3 19-04-2006 21:41


Saat 10:43.